Kaset 178
19/04/1964 55dk. (Düzenlenmemiş Metin)
İnsan mefhumu teşkil etmekte .İnsan.İnsan
nedir?Gelmesinde gitmesindeki gaye nedir?Hilkatteki payı nedir?Biraz da
anlatılması güç olan kısım da burası.Zira insanın iki vechesi var.İki yüzü
var.Bir yüzü,âlem i hilkate yani bu sahne i şuhuda rabtedilmiş,bir yüzü de âlem
i Kudret’e rabtedilmiş.âlem i hilkate bağlanan yüzü nisbeten tahlil
edilebiliyorsa da az yine.âlem i Kudret’e taalluk eden kısmı, kendi iç âlemine
girdikten sonra duyabiliyor,layıkıyle anlamaklığa başlıyor.Zahirde elli altmış
kiloluk kan ve kemik torbasından ibaret.Fakat hakikatte vicdan ı kibriyası
mevcudatı muhit.Nasıl layıkıyla tarif edilebilir?Şu seksen,doksan,yetmiş her
neyse et ve kan,kemik torbasından ibaret olan bu vücudune o nefsi natıkayı
insanisi nasıl sığmıştır.Bu zulmani bir cesede taalluk eden o mâna nedir?İşte
burasını araştırıyoruz.Anlatılması güç olan kısım da bu.Şu ande konuşuyorsun,dinliyorsun,geziyorsun,daha
nice nice işler yap.. hangi vücudumuzla yapıyoruz,kaç vücuda sahibiz biz?Bir
sırrı acib.Kabul ediyorsun ,reddediyorsun,sonra içinde bir vücudun evet
diyor,diğer vücudun hayır diyor.Nedir bu? Bu akıntı nerden geliyor,nereye
gidiyor? Elini kaldırıyorsun tasarruf ediyorsun,başını çeviriyorsun tasarruf
ediyorsun fakat kalbine söz dinletemiyorsun,tasarruf edemiyorsun.Onun ibtisdası
neresi intihası neresi?Konuşurken unuttum diyorsun,biraz sonra gelirse tekrar
ederim.Nereye gitti,nerden gelecek? Bazı şeyler söyleniliyor efendim taht-eş
şuur tebga şuur fevka şuur bunlar isim ne taht-eş şuur ne fevka şuur,sen
taht-eş şuur de ben fevka şuur diyeyim ne sen isbat edersin ne ben.Sonra tam
insan kime deniyor bi de o var.Hepsi yan yana geldiği vakitte bu eksik bu
tam.Siklet itibarı ile mi? Bazısında hafıza çok oluyor,bazısında zeka çok
oluyor öyle yapmış taksimatını Kudret.Nedir ama onlar?Bazı insan bakıyorsun
bişey veriyorsun aynen onu muhafaza eder istersin aynen verir.Fakat ondaki
kabiliyet yalnız o kadardır.Bazısında o yoktur kendisi ihtira eder.Mevcudatta
kullanılması lazım olan şeylerin ne şekilde kullanılacağını o kendisi
bulur.Onun adına zeka deniyor.Bazısında ikisi beraber gidiyor çok istisnai
orada var.Gelmede gitmede ihtiyarımız yok bi de bu cephemiz var.Gelmede gitmede
ihtiyarımız yok.Soruldu mu birimize nasıl bir sahne i şuhud var teşrif eder
misiniz? “Kün” emrinin daireyi merkeziyesinin haricine çıkmada hiç kimsede
kabiliyet yok.Fakat Kudret,bazı insanın tutuş tarzındaki şeyi gevşek bırakmıştır
o kendi kendine ben serbestim der.Bazısını pek yakından tutmuştur kıymetlidir
o.O pek serbest bırakılan o kadar kıymetli değil.Hani çok nazlı çocuk,çok
şefkatli anne baba evladını dizinin dibinden ayırmaz elinden tutar.Aman der
sokakta birden bire bişey çıkar bir vasıta çıkar şu olur bu olur.Kudret’de bazı
kulunu böyle nasiyesinden tutar pek yakından.Herkesi orasından yakaladım diyor
ama bazısı şöyle serbest taak son anda haberi olur fayda olmaz ondan.Öteki pek
yakındadır daima,himayede gider.Himayede.Himayede giden adamda bela,ooo akın
akın gelir.Niçin diyor Fuzuli, “Bin
belaya müptela kıl beni” öyle niyaz ediyor.Bela.O kıymetli oldu mu hakiki
insan oluyor.Hakiki insanın da Hak’kın kazasından kudretinden şikayeti
olmuyor.Belayla sabrediyor,tahammül ediyor. Kazaya, Kudret’e teslim oluyor
şikayetçi olmuyor.O hadiselerin cevr u cefası ona zincir i aşk oluyor. Aslana
zincir vurulmak ar teşkil etmez.Zahirde farkına varılmıyor,şöyle bir misal
verelim.Buğdayı toprağa ektiğimiz vakit,o ekmenin neticesini bilmeyen bir insan
tasavvur etsek ,öyle tasavvur edelim “yazık oldu” der.Bilmezki o buğday orda
başka işler yapacak.Toprağın içersine gömdü mahvetti zahir bakışa göre göya
güya telef olduğuna hükmeder.Fakat biraz mülahaza ile bakılacak olursa gömülen
her bir tane nice nice varlıklar meydana getirir o tanelerden ambarlar dolar
kıymet artar,daha ziyade artar.Ruh u insaninin bineği olan,ruh u hayvaninin
gıdası olur değil mi? Kıymetleniyor .Daha? Değirmene gider un olur ,yüzü
siyahken beyaz olur.Bu âlem değirmendir öğütülmeye gelmişiz.Darılma pazarı
değil, dayanma pazarıdır.Tav’an dayan,kâm al, geç git.Burada öyledir.Üç şey
için gelmiştir;bilecek,bulacak,olacak.Taalluk edecek,tahalluk edecek,tahakkuk
edecek.Bilebilmesi için, iktisab ı maarif i Hak lazımdır.Olabilmesi için,tahsil
i ahlak ı Rabbani lazımdır.Netice alabilmesi için tekmil i kemâlatı insani
lazımdır.Fakat bu gün beşeriyet,biraz tenekecilikte ilerledi ki o ilerlemenin
malzemesini de yine babasının evinden getirmedi.Hindistan cevizi kadar
muhafazanın içersinde cevher i akıl denilen kabil i vezin midir,rengi
nedir,nerde satılır ,nerde bulunur,bilinmeyen.Efendim dimağın içersinde filan
hücre..sayfa numarasını göster, bırak şimdi onları.Her vakit söylediğim gibi,
ampulu görüp de elektrik diye davaya kalkma.O ampuldür,senin okuduğun ,bildiğin
henüz elektriğin ampulunü,şurda tel kopmuş,teli bağlayalım cereyan gelsin
.Anlatamıyo muyum acaba? Bunu,bunu.O kadarıdır.O ayrı bir iş.Biraz ilerledi
ilerledikten sonra Kudret’le arası kesildi huzurunu kaybetti.İmanının nuru
kalbindeki fenalık ateşini söndürmeye kâfi idi o nuru kaybetti kendi kendine
kötü yanıyor.İnsan,naib i Hak dır yük taşımayacaktır.Şimdi zaruri olarak
taşıyor.İstihza ederler,mâna bahislerinden bir misal getireyim.Efendim nasıl
olur nasıl kabul etmişler dünya,öküzün boynuzu üzerinde imiş. Bu bir
hadisdir.Evet bunu Hazreti Muhammed söylemiştir.Ama senin çifte koştuğun öküzün
üzerinde mi diye söyledi?Öyle mi anladın?Dünya,lugatte iki mânaya
gelir;dünürden alınırsa,alçaklık mânasına alınırsa bu mazahir i şuhudda
alçaklığı irtikab edip o alçaklığı kendi sırtında taşıyan adam öküzdür dedi.
--/-
-2-
Yoksa senin bildiğin bu kocaman dünyayı
,bütün ilimlere mevzu verebilecek bir şekilde ,kainatta milyonla insanın
kalbini ihata etmiş ,medeniyetini taklid ettiğimiz alemde, Amerikasında
yetmişbin Almanya’sında yüzotuzbin püü fen kaynaklarında hem de böyle iki satır
okumuş cümle bilmiş insanlar değil,ihtira mevzuunda salahiyet almış olan insanlar
gözü kamaşmış,gönlünü kaptırmış ,hürmetle karşısında eğilen adam senin bildiğin
öküz manasını mı söyler?Bilmeden mi hücum edersin.O yükü kim taşırsa ona öküz
demiş.Anlatamıyor muyum ki acaba?Neden,çünkü hakiki insan yük taşımaz,acayip.
Allah öyle diyor; Ben seni naib i Hak yaptım.Çok kaviyi senin eline zebun
ettim.Daima adi bir şekilde her an senin böyle gözünün önünde cereyan ettiği
için kıymet vermezsin diyor Kudret.Acaba şu deniz üzerinde o muazzam bir
geminin yürüme şeklindeki …beşeriyete verdiğim o müsahhar kılışımı düşünsen
kâfi değil midir diyor.O deryada ha.Bir kiraz çekirdeği namütenahi kiraz
ağacıdır.Çıldırır adam üzerinde dursa.Hangi zerreye baksan muhakkak büyük bir
mucize parlar.Fakat böyle içinde biz büyüdüğümüz içün al bir çekirdeği bilkuvve
namütenahiye gider.Durur kafa.Ya beşer nereye yüklemeli yükünü?Demek yook
hakiki insan yük taşımaz.Kıyamaz ki Kudret ona yük taşıtmaya.Hakiki insan,Hak
ile muamelesi sağlam,vücud şaibesinden eser kalmamış.Öyle diyor;Ben seni yer
üzerinde kendime naib kıldım.Ben sana cesedi,saadet i ebediyeyi iktisab
edebilmek içün alet olarak verdim. Diyor.Bu ceset,sen anlamadın diyor,kendini
bu zannettin diyor.Ben bunu sana bana mülaki olabilmeklik içün ebedi bir
saadete hem sahne i şuhudda hem sahne i ebediyette bir saadete kavuşabilmeklik
içün o cesedi sana bir alet i iktisab olarak verdim.Sen o değilsin ki o alet i
iktisabdır diyor.Onun içün de Beşeriyetin Fahri Ebedi’si siyor ki;Madamki
cesedin alet i iktisabtır “Nefsüke
matiyyetüke ferfik biha” o halde buna rıfk ile muamele et.Anlatamıyoruz
galiba?Bir kısmı başka türlü anlamış,bir kısmı başka türlü anlamış.Kimisi ben
buna kıymet vermeyeceğim,bunu ezeceğim demiş.Öyle bir şey yok.Onunla mânaya
hizmet ediyorum zannetmiş.Ne büyük seyyie.Beşeriyetin Fahri Ebedi’si diyor ki; “Nefsüke matiyyetüke ferfik biha”
senin şu kalıbın,senin ruhunun bindiren bir vasıtadır.Saadeti ebediyeyi,ebedi
saadeti,namütenahi..kelimesini bulamıyorum ki layıkıyla anlatabilmek için
çırpınıyorum ama,anlıyorsun herhalde ne demek istediğimi.Yani “ve terektum mâ havvelnâkum verâe zuhûrikum,”(En’âm 94)
mahrumiyetine uğramamaklık içün.Çünkü beşer, Kudret soruyor “Ve lekad
ci’timûnâ furâdâ kemâ halaknâkum evvele merretin,”(En’âm 94) ne o diyor
sen,böyle teker teker geliyosun diyor.Bize yalnız başına çıktın geldin sen.Sen
kainata taptırtırdın yahu diyor sen.sen böyle sigaranı cebinden çıkarırken beş
kişi birden fırlardı sana diyor sigarayı yakmak için diyor.Öyle.Hem böyle
biçimleri vardır onu yakmanın diyor böyle kıvrılır şöyle bişey yapar tık filan
böyle anları vardır diyor.Bunların hiç birisi yok diyor nasıl geliyosun sen
yahu.O kibritin yanış tarzındaki titremeler yok diyor sende diyor böyle
gerilirdin diyor.İşte yalnız geldin diyor.İlk önce seni annenin vücudunden
meydana getirdiğim vaziyetteki bir halde çıktın .Ne oldu senin inlettiklerin
filan vardı diyor senin diyor.Nazar ı hışmından titreyenler vardı.Sen semayı
deler gibi bakardın,yeri ezer gibi basardın niye öyle diyor, “ve haşeatil
asvâtu lir rahmâni fe lâ tesmeu illâ hemsâ”(Tâhâ,108) ne o diyor
nefsin.Hepsini geride bırakmışın diyor.“ve
terektum mâ havvelnâkum verâe zuhûrikum,”(En’âm 94)Ne
oldu diyor o çok güvendiğin kasaların,masaların bunların hepsi nerde? Bunları
geride bırakmışın sen.Bunun bi de zıddı var geride bırakılmayan.İşte ahlak
,insanın bu sahne i şuhudda kazanmış olduğu varlığını geride bırakmayıp
kendisinden önce büyük divânın önüne haberi olmadan götürten müessesenin adına
derler.Ahlakın yeni tarifini yaptım acaba anlatabildim mi?Ahlak,insanın bu
âlemde gerek hayat ı müktesebe i manevisi olsun gerek hayat ı müktesebe i
maddiyesi olsun bunu geride bırakmaksızın,geride bırakıldığı vakitte çok acaip
olur.Teneşir tahtası onu gösterir,kafa daima böyle durur.Geride bıraktım mânası
var üzerinde ,Kudret o işareti kaldırmıyor iyi gözlen bakarsan. Anlatamıyorum
galiba?Öyledir.O hal ona çöker,geride kaldı der,çok emek verdim der.Diğer
tarifte geride hiç kalmıyor.Onu,ondan önce götürüyorlar,hazır bir vaziyette bulunuyor.İşte insanın bu sahne i
şuhudda dün,bu gün için rüya ,bu gün de yarın içün rüya olarak tarif edilen
hayatında, nasıl tarif edebilirsin hayatı?Dün ne oldu dün? Rüya.Bu gün? Bu gün
de yarın içün rüya.O halde acaba niye niye toplanmayız?Niye bir yudum su
içmeyiz?Bu su değil bu su değil.İskender’e bir içim su vermezler âb ı hayat,kuvvetle
altınla müyesser olmaz.Çok kuvvetim var,çok altınım var .Hesabını yapamayacak
vaziyette servetim var vermezler.âb ı hayat,aşk ı ilahi ve marifet i sübhani
bunlar kuvvet ,saltanat ve altınla almaklık imkanı yoktur.Bunlar biraz evveli
tarif ettiğim ahlakın ihlas şubesinde,aşk şubesinde orada imtihan verir
adam,verdikten sonra ona açarlar doya doya doya içer.Onu içtikten sonra da yükü
kendisi taşımaz.Topladım mı mevzuu acaba?Yükü kendi taşımaz.Kudret kıyamaz ki
sana yük taşıtmaya.İmkan yok.Ya kim taşır yükü?İman taşır iman.O mesela biraz
evveli dedim ki o bela böyle akar,onu da böyle ister.O neden istiyor?Bende
diyor kuvvetli aşk var,bende kuvvetli ihlas var.Onu bana ver de beşeriyete
yükleme onlar altında ezilir.Kemâlinden dolayı,siper i saikadır.İnsan ı
kamil,bir cemiyetin siper i saikasıdır.Kudret’e kendisini kabul ettirmiş olan
insan, o bulunmuş olduğu varlığın siper i saikasıdır.Nasıl siper i saikası
kurtarırsa o da öyledir o.Onun için istiyor bin belaya müptela kıl beni.Kendi
mânası onu çekecek olsa onu taleb eder mi ya?Yüklüyor ihlasına,veriyor imanına
yine elini kolunu sallıyor mükemmel yaşıyor.
--/-
-3-
Biraz ilerleyince tenekecilikte Kudret’le azamet
yarışına çıktı beşeriyet.Kudret’le azamet yarışı.”Ben tabiat kanunlarını
değiştiririm” diyor.Var ederim,yok ederim .İcabında kaşıntını bile kesemezsin.O
kadar da zayıfsın.İcabında.İkisi de ne kadar ders kaçırmıştır.Aynı
hastadır,aynı kiloda,aynı siklette ,aynı cins hastalık.Buna verirsin aynı
ilacı,ona da verirsin aynı ilacı .Birisinde yer alır,şifaya doğru
götürür,birisinde kıpırdanmaz bile .Bunları Kudret çok defa geçirir. Bilmem der
lazım gelen şeyin hepsini yaptık,öbür tarafı bizim elimizde değil der.Kanunsa
o,hep aynı gider o.Bilmem der.Onun içün eşya bizatihi müessir değildir derler.Müessir
i hakiki Kudret dir.Bizatihi müessir değil.Tesiratının hassaları
verilmiştir.”Tesir et” emrini alır tesirini yapar.Deden bu zevk ile
yaşardı.Onun için meydan ı gazaya giderken ölürüm diye gitmez.Öyle bi şey
yok.Ben bunu verirsem Hak namına yarın muhtac olurum demez.Niçün sahi adam,
Kudret’in nazarında büyük bir kıymeti vardır? Cömertin büyük bir kıymeti
vardır.Mesela geliyorlar Fahri Âlem’e birisini şikayet ediyorlar .”Çok
cömerttir yarın yüzünüz kızarır” diyor.”Aleyhinde bulunmayın” yani o sizin zemmettiğiniz
sıfat onda yok değil demiyor da o sıfat var da demiyor yok da demiyor fakat o
sıfatın olduğunu kabul ediyor .Anlatamıyo muyum inceliğini?Senin şikayet
ettiğin o sıfat onda var fakat o sıfatı yenecek onda öyle bir sıfat var ki o
adam çok sahidir diyor yarın senin yüzün kızarır.Neden?Sahi adam,Kudret’e çok
itimadı olan adam.Gayet itimadı var.Yalnız iki üç şey vardır bir birine
benzer.İsraf,seha baktığınız vakitte bir birine benzer biri mezmumdur,israf,o
makbul değil ama benzer birbirine.Biri hakkında Kudret ona.. sevmez.Müsrifi
sevmez.Bir de hasis,bahil yani ya.El bahil la yet huyul cenne velev kane
zahiden .Alnı secdede çürüsün,her gün oruç tutsun,kıl kadar incelsin,bin defa
hacca gitsin gelsin hasis mi “benim oturacağım yerde oturtmam “diyor onu Peygamber.Neden
diyorlar.Allah’a itimadı olmayan kimsedir diyor.İtimadı olmadığından dolayıdır
diyor.Anlatamıyo muyum acaba?Muazzam bi iş.Bunu bir yere misal olarak
veriyordum hatırlatın bakayım.Hadi elektrikçi bey söyle bakalım her vakit sen
hatırlatıyosun.Dağıttın mevzuu nasıl hatırlatayım de.Yine ben söyleyim dinle
bakalım;Kudret’le azamet yarışına çıkıyor beşeriyet.Buraya nerden
girdik?Eşya,bizatihi müessir değildir dedik.O azamet yarışında kendisinin
müessir olduğunu görmek istiyor.Buradan girdik.Eşyada Kudret tesir hakkını
vermiş tesir edebilmesi için kendi iradesini esas tutmuş.Bunun üzerinde hasta
misallerini getirdik.Deden,bu işleri çok iyi bildiğinden dolayı bire on
dövüşürdü.Çünkü diyor ki o;benim ihlas ve imanıma Kudret nâzırdır.Ben neye
layıksam bana onu yapar,benim istediğim değil bana layık olan olur.Beni benden
iyi bilir,ben neye layıksam onu yapar.Kendisini böyle yükünü imana yükleyerek
yaşar.Bu gün taklid ettiğiniz âlemi asırlarca icrai hükümranisinde
tutmuş.Tarihi zengin.Göğsümüz kabarsın diye söylüyorum.Manevi zehirli gaz bütün
dünyanın her tarafında sıkıldığından dolayı hissedar olmayan hiçbir beşer
yoktur.Hepimiz olmuşuzdur.Öyle bir tecelliyatı kahriye zahir olmuş Kudret
tarafından .Beşer bu gün inliyor.Bütün âlem i insaniyyet inliyor.Bütün.En
inlemeyeni sensin dedenin hatrı içün.Yalvar devam etsin,yalvar.Sen ne
zannediyosun sen.İnliyor.Hayal bozulmuş “Benim iki parmağımın arasındadır.” Der
Kudret.Yani Benim, mevcudat Cemal ve Celal sıfatlarımın arasındadır.Böyle
çeviririm öyle olur,böyle çeviririm öyle olur.Bakarım isti’dadlarına isti’dadda
ihtiyar vermişimdir oraya müdahale etmem.Öyle diyor.Nankörün gözünü kör
ederdim,göz evini kaldırırdım fakat iman mecburi olurdu kıymeti kalmazdı diyor.
Anlatabildim mi acaba?Nankörün gözünü ben kör ederdim,göz evini de yapmazdım
fakat o vakit onu gören herkes iman ederdi,ihtiyari olmazdı cebri olurdu âdetim
değildir diyor.Onu bırakmışım orta yerde.Bu günkü konuşacağım yerin en mühim
noktası bu idi.Ben diyor nankörün, nimet vereyim o nimete karşı ne nimet hangisini
sayabilirsin sayılı nefesin şöyle kafanı dik bakalım ezerim diyerekten onun o
nefesin şöyle taksimatını yap da en ufak bir kısmını bir parça durdurt o
dikilen kafa hoop böyle nasıl düşüyor.Ne oluyosun yahu hani diktindi?En ufak
bir o nefes yok mu ,sonra bilir misin Kudret öyle makineni kurmuştur ki senin
,sen istesende istemesen de … dediğin
(nefes aldığın) vakitte bir zamirdir Allah’ın ismi huu dediğin vakitte bir
zamirdir Allah’ın ismi. Andıracağım kendimi diyor.Çek nefesini içeriye Allah’ın
ismidir.Ver nefesini dışarıya Allah’ın ismidir.Hayy,Hu Allah’ın ismi işte
anlatamadık mı acaba?Öyle bağlamıştır O. Yağma mı var?Ben diyor tav’an da
kerhen de didik didik ederim adamı diyor.Yavaş yavaş açılmaya başladım dur
bakalım hele ama vakit de gelmiş.(Yok efendim) Ne yoku dokuzbuçuk.Ben nimet
vereyim, nankörlük edilsin ,görülmesin.Ben o gözü kaldırabilirdim.Göz evini de
silerdim diyor .Göz evini.Öyle silerdim.Fakat o vakit mecburi olurdu
diyor.Herkes akın akın koşa koşa gelirdi öyle istemem diyor.Mecburi değil
ihtiyari.Düşüne düşüne, duya duya ,tada tada bana sarılsın.Sonra ne bekliyoruz
biz dünya aleminden ? Bu gün nasılsa yarın da aynıyla olmayacak mıdır bu
kainatın alet i vasıtası bütün ki eczası ,semâsı, sereyyası, süreyyası, şarâsı,
şemsi .. olacak? İman,ibtila,şedaid,mesaib,â’lam,ekdâr,evham,hayâlad bunlar
değişecek mi?Şimdiye kadar değişmişini gördün mü? Görmedin.O halde müşahadeden
sonra burhan,tecrübenin fevkinde irfan olabilir mi?Neden dönmüyorsun? Zaman
kısa ,müddet az çok himmet lazım.Zaman gayet kısa değil mi ya?Orta yere bişey
koyamıyoruz ki.Şu üzerinde yaşadığımız âlem ile sinesinde parlayan seması ile
mansıblarıyle ikballeriyle ,ünvanlarıyle,debdebeleriyle hepsinin üzerinde
dur.Bunların heyet i umumisi bir in’idama meyyal değil mi?Nerde şedidler?Hani
ya şeddadlar?..üzerine yumurta yumurtlatıp da sefa eden firavunlar nerde?
--/-
-4-
Zevk sefa aleminin bâlâsına çıkmış ne devreler
geçirmiştir bu şuhud alemi.Lev ad baled badel hamami alel vetedi lev ed beled
balel imari alebnil etedi.İbni Eted namında birisi var ne güzel
söylemiş.Hükümdar bu adam.İkbal zamanında sütunlar üzerinde bütün ..un
kuşlarından yavrular çıkarttırır.Artık o sefasının milyonda biri ve kis aleyhil
bevaki ona kıyasen diğerlerini düşün geride kalanlarını zaman gelmiş bir idbar
hepsi gitmiş, kaçmış ,izini kaybetmiş.Tebdil i came,bir sahrayı bayabanda bir
yerde yorulmuş yatıyor.Günlerden bir gün Kudret’in işi işte ders kaçırıyor hâşa
huzurdan bir merkeb de ordan geçerken tesadüf etmiş işiyor.Başlamış suratına
gelmeye yanmış irticalen birden bire söylüyor Lev ad baled badel hamami alel
vetedi lev ed beled balel imari alebnil etedi.İkbal zamanında sen sütunlar
üzerinde şunu yapan bunu yaban İbni Eted.İdbarında da gelir böyle eşekler
suratına işer.Bu toprak unsurunun hangi noktasında sükun buldurabileceğini
biliyor musun?Niye bir birimizi yiyoruz,ne vakite kadar yiyeceğiz?Onun içün
muhasebe i nefs esasdır esas.Muhasebe i nefs olmadıkça beşer felaha
kavuşamaz.Nasıl ki her ticarethane akşamleyin kaparken ticaretini yazar defterini
kaydederse,bu vücud da bir ticarethanedir.Akşam yatarken hesabını yap,neticeyi
yaz,kâra zarara taalluk eden bişey varsa ertesi gün telafi et.Açtın bir
ticarethane satış kondu mu akşam dükkan kapanırken sayılır defterin bir
kenarına yazılır o günkü masraf da yazılır gelir de yazılır.En büyük
ticarethane de budur.(Vücudun) Bunun gelirini giderini yaz.İlmin, bilmeye
ahlakın, görmeye âmir olduğunu bil.Bil ve gör.Öyle yaşa muhasebe i nefsde.İlim
bildirir.Ahlak,görmeye davet eder.Sonra bunun üzerinde bir ders daha
vardır.Bunların ikisi de bir dersdir bir taallümdür.Onun fevkinde hakikat
vardır ,hakikat ne talimdir ne taallümdür o gaye i tevhiddir,vahdeddir.Bunu
zevk edin ve kalbinden çıkarma.Zira her şey muzmahildir yalnız vahded i mutlaka
iştirak kabul etmez ki yıkılsın.Bu da gönle taalluk eden bir bahisdir,gönülde
olan şeyler derse sığmaz.derse sığmayan şeyler de aşkda olur.Ara,bul bu işin
neticesini al.Şimdi pek ucuz veriyorlar alem i insaniyet acaip olduğu için
eskisi gibi değil.Niyet ettiğin dakikada Kudret kapıyı açıyor.”al” diyor.Gayet
ucuz eğer yapabilirse.Öyle asırlar evvelsi gibi değil değil.Sofra açık insan
bekliyor hem gayet ucuz.Şöyle biraz niyetini göster bir parça ihlas ile derhal
hem de kendi bizzat açıyor eliyle gir içeriye diyor gir.Aklın eremediği ilmin
yetişemediği hakikatlere bu gün cezbe i ilahi her insana hazırlanmıştır
fırsattır.İlk konuştuğum sözlerdir dikkat eyle.Aklın eremediği ,ilmin
yetişemediği hakikatlere düşenlere,buyrun cezbe i ilahi, yani Hak’kın cezbesi
cazibesi o kadar hazır bir vaziyettedir ki bundan beş asır evvel elli senede
yapılacak şey ,bu gün beş saatte yapılır.O kadar,ama ihtiras,madde.Madde
lazım,vücudumuzun maddesi var ama safi madde olursan ölü olursun.Ruh,bu
şuhuddasın buna ihtiyacı var.Kabul etme mânayı yalnız böyle kal ölü ne yaparsın
kokar.Sıkıntı olursun insanların başına.Durmaz ki.İnsan ölüsünün kokusu da ne
fena olur bilir misin sen? Onda da ne büyük bir ibret var.Öyle başka ölüye
benzemez.Fare ölüsü gibi değil.Kaba kaba misal vereyim sana.Fare ölüsü gibi değil
ha,köpek leşi gibi de değil bambaşka bir şey.Mânanı inkar edersen necaset
kutusundan başka bir şey değilsin.Benim terbiyesizliğime verme anlatayım
diyerekten kaba misal veriyorum.Sen eğer kendinde bir mâna olduğunu kabul
etmezsen,ben yalnız maddeyim dersen o halde sen necaset kutususun.Senin
kerametin ancak mânandadır.Bu günkü konuşma bu kadar yeter.
0 yorum:
Yorum Gönder